yelinTable 'lightmil_pelin.issues' doesn't exist Işık Binyılı | Sayı No:
   

Muzaffer Baca

Yazı

ZORAKİ NİKAH

Muzaffer BACA

Avrupa Birliğiyle tam üyelik görüşmelerinin başlaması Türkiye’de bayram havası estirdi. Gerçi 3 Ekim akşamına kadar sinirler son derece gerilmiş ve taraflar birbirine karşı nefret yumruklarını sıkmıştı ama sonunda iki taraf ta birbiri olmadan yapamayacaklarını kavrayınca zoraki nikah kıyıldı.

Görüşmelerin şu ya da bu şartlarla başlaması kararlaştırılmasaydı ve Türkiye masadan çekilseydi bugün ne tartışıyor olacaktık?

Avrupanın bizi sattığını, kırk yıllık rüyamızın sona erdiğini ,medeniyetlerin çatışmaktan başka şansı kalmadığını söyleyecektik. Türkiyede dolar ve euro fırlayacak muhtemelen borsa gümleyecek yeni bir ekonomik krizle boğuşuyor olacaktık.

Görüşmelerin başlama kararı çıkması da tabii ki kendi başına bizi böylesine sevindirmesi gereken bir konu olmamalı. Görüşmeler aynı sertlikte ve sinir bozucu şekilde devam edecek.Hatta üye olduktan sonra da kavga bu defa AB içinde devam edecek.

Şu anda diğer üyelik sürecinden geçen ülkelerin durumu da aynıydı ve hala AB içinde kimin hangi fondan ne kadar yararlanacağı tartışılıyor,üyeler birbirlerini ABD uşaklığıyla suçluyor kuzeyin zenginleri güneyin fakirlerini niye beslediklerini birbirine sormayı artırıyor.

Aslında herkesin ki mantık evliliği. Menfaatler birleştiği sürece bu mantık evliliği devam edecek bittiğinde ise evlilik sona erecek. Şimdilik mantık evliliği refahın devamı ve menfaatlerin sürmesi sebebiyle devam ediyor. Ancak Türkiye bu sürece katılmazsa bu süreçte sona erecek.

Türkiyenin üyeliği ise zoraki evlilik olacak. Bize her şey tek taraflı sunuluyor ve sanki üyelikten sadece biz kazanacakmışız imajı veriliyor. Aslında bizden çok AB kazançlı çıkacak..AB ve onun arkasındaki sermaye ayakta durabilmek için Türkün iş gücüne, emeğine, tüketimine ve üretimine muhtaç. Buna ek olarak Türkiyenin AB’nin güvenliği için taşıdığı önemi kimse yadsıyamaz. Bugün Rusya AB’nin dostu gibi. Yarın olacağını kim söyleyebilir. AB’nin savunmasında en önemli rolü güneyden Rusyayı kuşatacak Türkiye olacak. Bir de radikal İslamın AB’ye geçişinde en önemli engel Türkiye olacak. AB Türkiye ile bölgede bir dünya gücü olacak. Müslümanların ABD’ye tepkileri artarken atılan adımla AB onlara sempatik hale geldi.

Türkiye de kazançlı çıkacak. Bazılarını iddia ettiği gibi AB’ye girmekle ulusal bütünlüğümüzün tehlikeye gireceği görüşlerine katılmıyorum. Bölünmek isteyen Kürtler Irak’a Suriye’ye baksınlar. AB üyesi olmayan bir ülkede yaşamak mı isteyecekler yoksa üye bir ülkede mi?

Serbest dolaşıma AB uzun süre kısıtlama getiremeyecek çünkü Türk gencine muhtaç.Belki bazı gruplara kısıtlama getirebilir. O kadar. belki de bazı ülkeler kendi başlarına kısıtlama koyarlar. Yunanistan bile göreceksiniz kapılarını açmak zorunda kalacak.
Belki iddialı bir tahmin ama bana göre AB bizi engeç 2012 de üye yapacak. Bizi çok sevdiğinden değil. İhtiyacı olduğundan. Aksi takdirde 2020 lerde AB bile ayakta kalamayacak.

Tabii ki AB bizi üye yaparken istediği kalıplara sokmaya çalışacak.Burada görev siyasilerimize düşüyor. Tıpkı İngiltere gibi Türkiye’nin milli menfaatleri korunarak da AB’ye girilebilir. Türkiye savaşını AB’ye girdikten sonra da verebilir. Ama başımızdaki siyasilerin vahim hataları böyle devam ederse AB bizi kendi midesinde akşam yemeği olarak hazmeder. Şu anki görünüm öyle. Yemek masasına karşılıklı oturmak varken hazmedilen lokma olmak ağırıma gidiyor. Henüz kaybedilmiş bir şey yok ama gidişat bunu gösteriyor.

Zoraki nikah kıyıldı. Şimdi evde mutlu olup olamayacağımız mantıklarını kullanarak evlenenlerin niyetlerine bağlı. İki tarafda iyiniyetliyse sorun yok. Ama biri diğerini hazmetmek için bu nikaha yanaştıysa o zaman vay halimize. Dilerim yem olmadan masadaki nimetleri eşit paylaşımın yolunu buluruz. Yoksa ne AB ne de Türkiye uzun süre bu yapıyı koruyamaz ve zoraki evlilik gönüllü ayrılığı getirir.

© Ekim 2005, IşıkBinyılı

© IŞIK BİNYILI e-dergisi; The Light Millennium bunyesinde kamu yararına ve kamu tarafından desteklenen yayıncılık ilkesiyle, 17 Temmuz 2001 tarihinde, Bircan Unver tarafindan, New York'ta kurulmuştur. Vergiden muafiyet statusune (501, (c) (3) ise 17 Temmuz 2001 tarihinden gecerli olmak uzere hak kazanmıştır. Bu sitenin içeriği kurucularinin izni olmaksızın kopyalanamaz. Sitenin tum icerigi "The Light Millennium"a aittir. Uluslarası telif hakları kanunlarıyla korunmaktadır ve her hakkı saklıdır."
Genel Yayin Yonetmeni: Bircan Unver
The Light Millennium'un Ingilizce sitesinin cizgisinde; Tasarlayan ve Geliştiren Bali & Bali Works

Bali & Bali Works