yelinTable 'lightmil_pelin.issues' doesn't exist Işık Binyılı | Sayı No:
   

Yazı

BENI ETKILEYEN GÜZEL INSANLAR Sevginin-Dostlugun Portreleri

Fatoş ŞİMŞEK

Bin cefalar etsen almam üstüme

Gayet şirin geldi dillerin dostum

Varıp yad ellere meyil verirsen

Kış ola bağlana yolların dostum

Ne güzel söylemiş yüreği gökkuşağından hasıl Pir Sultan Abdal. Dost sözü ağır da olsa can yakmaz; tatlıdır, hoştur. Ancak dostu unutmak olmaz; yufkasından bir beddua karşı gelir, hiç belli olmaz! Ne mutlu dostluğun saçtığı yedi rengi gerçek anlamıyla yaşayanlara. O dostluktur ki sarar sarmalar ısıtır insanın içini, yok eder boşluğu ve yalnızlığı, tastamam yapar ruhun derinliklerini.

Bu yazıyla eski ve yeni liderlerim ve dostlarımın, bana bir şekilde tesir etmiş vefalı insanların, ilham kaynağı olmuş yakınlarımın cömertçe sundukları “kendi”lerini anlatmaya yeltendim. Ve bu yazı olsa olsa kendilerine teşekkürümün küçücük bir göstergesidir. Yazarken keyiflendim, umarım okurken siz de hoşlanırsınız.

İlkgençliğimin sonunda tanıdım; bilirim her ilmeğini içinin de dışının da; yaşarım ve hissederim. Hayat gayesi beni mutlu etmektir, beni gülerken görmektir, bir has sevdası vardır; katlanarak çoğalır, nedenini sormadan sevdalısını basar bağrına, öper, koklar, benimser. Daha cok sevdalı olan hep odur, daha çok dokunmak, daha çok sarılmak isteyen hep o. Sevdalısını efsanelerde yaşatan, hep mutlu olsun isteyen, rahat ve güvenden coşsun isteyen.

Gönlü geniştir; verir de hep daha çok vermek ister. Kanatlıdır gözümde; ermişlik mertebesinin sahibidir. Açıklığı sever, dürüstlüğe tapar, güven korkusu olmadan yaşamayı arzular. Öfkeyi zehir gibi kusmasını, sevinci öksüz gibi yaşamasını, aşkı yedi kat gökte tutmasını, sevgiyi kalplere işlemesini sanat edinmiş kadim dost.

Hayatın özü eğlence olmalı diye hayıflanır, yoksa neden geldik biz dünyaya? Töresel imgelere yakın olmasa da saygıda kusur etmez, sever, sevilir, güler, konuşur, içinden geldiğinde sıla dolu bir halk türküsü tutturur, şenlenir şenlendirir. İşte keyif budur, nice keyifli anlara.

1.
Ballıdır dili, çiçeklerden hasıldır. İçtendir, vefalıdır, adildir, fedakar, vicdanlı ve güvenilirdir. Eşsizdir sunduğu dostluk, hiç karşılık beklemeden, anlayıştan ibaret, hep duygusal, bir o kadar ılımlı.

Marifetli, kendine yeterli, ailesine yeterli bana fazlasıyla yeterli. Anaçtır, anaç kişiliğine eklenen zevkli edası dost sohbetlerinin olmazsa olmazıdır.

Bakar gözümün bebeğine mutluluğu konuşur gülümseriz, acıyı konuşur ağlaşırız, haberleri paylaşır heyecenlanırız, gelecekten konuşur muştularız birbirimize hep sadık kalacağımızı. Rehberimdir; dostlukların da çiçekler gibi sürekli emek ve bakıma ihtiyacı olduğu tezinin şiddetli savunucusudur. Işıldatmaya devam et yaşantımı, iyi dostsun, iyi ki dostumsun.


2.
‘Kendini gerçek anlamda özgür hissediyor musun?’ ‘Özgürlüğün tadını çıkarabiliyor musun?’ ‘İçinden geleni yaptığında daha iyi, daha mutlu olduğunu hissediyor musun?’..

İşte beni kuzeyden güneye, doğudan batıya düşünce kasırgasına iten bir şahane insan. Uzaklardadır. Düşüncelerdedir. Konuşmalardadır. Hep yüreğimin güzide köşesindedir. Özlerim, gel ederim, hiç çıkarmam belleğimden. İnsanların gözleri hiç unutulmazmış, ben de onun hayata olan tutkusunu yakalarım gözlerini hatırladığımda. Derdortağımdır, enfes söyleşilerimin baş tacıdır. İllaki olmalısın! Yanıbaşımda değilse bile, bir telefon uzaklığında. Seni seviyorum.


3.
Yerüzüne safkan bir iyilik meleği olarak gönderilmiş, hayır işlemek için varedilmiş, iyi hemşire, iyi anne, iyi çalışan, iyi insan. Kaç yıldır biliyorum seni?

Ne şanslıyım senin şekerleme tadında söyleşilerini tadabildiğim için. Sana her dolandığımda alır götürürsün içimdeki olumsuzu, keyifsizliği, tatsızlıkları. İyi olansın, sevensin, yufka yüreğinle öncü insansın. Sana bir sıfat vermek istesem ‘melek’ deyip bırakırdım. Esin kaynağımsın. Kafana, kalbine sağlık.


4.
İçinde meraklı bir çocuğu, isyankar bir kızı ve romantik bir kadını beceriyle barındırır. Muhabbet ustasıdır. Dertleşiriz, paylaşırız, boşa koyarız, doluya sığdırmaya calışırız; bir de bakarız ki saatler almış başını gitmiş. Sihir vardır sohbetinde. Zaman gelir birbirimizi gerçeklerle yüzyüze getiririz, bunun bir süre biribirimizden uzaklaşmamız anlamına geldiğini bile bile!

Karakteriyle dışavurumcu kelimesinin sözlük tanımını yapmıştır. Fırtınalar estirir yüreğimde kadife sesiyle şarkılar söylediğinde. Sert mizacı çıkar ortaya gizemli öfkesini estirdiğinde. Çılgınlığını severim, kışkırtıcılığına kapılır giderim, felsefe kitaplarını yeni baştan yazarım onunla. Karıştırır kafamı bazen yorumcu kişiliği, sezgileri yorar kiminde. Tutsak olmuşuz birbirimize, ne yormak, ne tüketmek durdurur bizi; döneriz birbirimize gerisin geriye.


5.
Ağırbaşlıdır; sade, doğal, güvenilir ve ilkeli. Dopdoludur yeniliklerle, hünerlidir, ekonomiktir hem de yardımsever. Kim bilir kaç yüzyıl önce arınmıştır komplekslerinden de insancıl bir ruh ile bedende hayat bulmuştur.

Ustadır; sever somunu sevdikleriyle paylaşmayı. Acemi coşkuyla hazırladığı tatları, içten kıpırtı ve nükteyle sunarken, keyif alır keyif verir. Olumlu enerji silsilesinin kaynağıdır. Ne zaman bir bakış atsam anılar tüneline hep ilk gördüklerimdendir sevgisi söylendikce yeşeren dost. İyi ki varsin, iyi ki dostumsun, hep öyle kal.


6.
Yıllar öncesinden esintidir, yenilerde kenetlenmenin doyumsuz tadını yaşadığım, sevdiğim, taktir ettiğim, düşüncelerine değer verdiğim, varlığına minnettar olduğum has yüzlü has yürekli insan. Titizdir, azimlidir, yöneticidir, yaratıcıdır, dürter uyarır beni harman misali düşünceleriyle. Pek hoştur dansı, muziği ve film muhabbetini paylaşmak; gülüşüp eglenmek. İyi ki daha çok beklemeden geldin girdin gönül ülkeme.


7.
Popülerdir. Çok bilmiştir. Sevimli sözcüğü göbekadıdır muhakkak. Hayata bitmek bilmez bir hevesle sarılıdır. Onun çocukça heyecanı bulaşır etrafındakilere, eğlencenin ‘olmazsa olmaz’ şahsiyetidir. Hareketlendirir ortamı, uyarıcı etkisi vardır, neşelenmek onunla birlikteyken zarurettir. Geldi dolu dizgin yüreğimin tam orta yerine yerleşti, ‘nerelerdeydin bunca zamandır’ diye hayıflandırdı gizliden. Eğlencenin, paylaşmanın, iyi niyetin, güzel düşüncenin anlamına anlam kattı. İlk günden sevdirdi, kaynaştı, kaynaştırdı. Orada kal yüreğimin derinliklerinde, gülerken benimle ol, allı morlu mavili günlerimde sokul bana, kasırgada ayrılma benden, ebemkuşağında hiç uzaklaşma, kankam ol, hep oyle kal. Araya mesafeler girse de hadi söz verelim birbirimize “gönüllerimizin bir olsun”. Çok sevgiyle.


8.
Bol muhabbetin, adabın, avutan güzel söyleşinin sahibi; yüzün de, yüreğin de, kelamın da güzellikle doludur. Hayattan beklentilerimiz üstüste örtüşür; iyi olmak, hayır yapmak, dua uçurmak, hayatı dirhem dirhem, anbean sevdiklerle yaşamak, kıymet bilmek.

Seni istediğim sıklıkta göremesem de bilesin her karşılaşmamız açlıktan çıkıp da yutulan bir parça somun tadındadır. Kötü niyetliyle mücadeleni ayakta alkışladım, iyi sonuca senin adına derinden sevindim. İyi niyetini ve temiz kalbini hep taktir ettiğim nadide insan, arılığın ve berraklığın daim olsun.


9.
Hırslarından arınmış, gönlü geniş, ince düşünceli, ağzı sıkı, insanları olduğu gibi kabul eden çağdaş bir şahsiyet. Yılların eskitemediği gönül bağıyla bağlanmışım, alçakgönüllü vericiliği yüreğimin bam teline basmış, sözleri ruhuma islemiş, gurbet denen bu yolda inişleri çıkışları birlikte kat ettiğim, aylarca görmesem de bıraktığım yerden hiç zorlanmadan başlayabildiğim nadir insan. Vericiliğin, iyi niyetin, anlayışın sembolü eski dost. Halden anlayan, elden tutmayı, taktir etmeyi, iyiyi solumayı, vefayı bilen, “ben” yerine “biz” diyebilen ender insan. İyi ki dostumsun.


10.
Eksikliğin fakirliğimdir. Güvenilir, sırrı ele vermez, tecrübeli, kapsamlı, duayen. Aynı kıtanın birer başını tutmuşuz. Olsun! Yüreğimi ilk andan itibaren fethetmiş iyiyi soluyan dostum, gönüller bir olsun. Kulakların durmamacasina çınladığında belki de özleyen ve konuşan benimdir arkandan. Unutmayasın beni.


11.
Uzak dost. Telefonun ucundaki dost. Halden anlayan dost. Uzak diyarlardan posta kartı üzerinde görünen dost. Deniz kenarında buluştuğum, dağın başında ulaştığım, at sırtında gülüştüğüm, huzurla söyleştiğim dost. İçim daraldığında inci sözlerini duymak icin aradığım dost. Çay zevkini icime zerketmiş, çay söyleşisini sıra dışı hale getirmiş güzel insan. Geniş gönlüyle ilham kaynağım olmuş her hali lezzet dolu asil insan. Gönlümdesin. Özlüyorum. Sağlıkla kal.


12.
Düş kırıklıklarının manyetik alanında kâh güler kâh ağlar ama hayatını ille de onurla sürdürür; gülmeyi, eğlenmeyi, gezmeyi, uzun yolda araba sürmeyi, paylaşmayı bir de dans etmeyi derinden sever. Birlikte gözlerimizden yaşlar süzülürken aynı anda kahkaha tufanına tutulduğum, yaşama direncinin anlamını birlikte keşfettiğim, bana göre feminizm mefhumunun yaşayan örneği, mücadeleci insan. Bitmek tükenmek bilmez gece söyleşilerimin baş kahramanı, daha çok el uzatmak isteyip de fazlasını ikram edemediğim ama hep içimde olan duru ve saf insan. Gidişin gönlünce olsun. Bir his var içimde dönüp gelecekmissin gibi. Çok sevgiyle.


13.
Desteğimdir; hem arkadaşlıkta yetkin hem de işinde ehildir. Ne zordur ikisini birarada bulmak. Sağlığımın bekçisidir. Saygım da sevgim de sonsuzdur. Ne keyiflidir enlemleri boylamları birlikte aşmak ve yeni yerler görüp kucaklaşmak. Çok seviyorum seni meslek piri arkadaşım.


14.
Çok öncelerden tanıyoruz birbirimizi, belki başka bir mekanda, başka bir zamanda ya da bambaşka bir boyutta yaşıyorduk birbirimizi. Hep biliyorum, hep takdir ediyorum, hep hayranım, hep.. Sıfatı evliyadır hayat sözlüğümde, doğrucudur, güvenilirdir, başlatıcıdır, cüretkardir, çekiciliği dünyadan büyüktür, ideal düşünceleri kutsaldır. İşte estetik budur, kalite budur! Sağlamdır, vicdanlıdır, adildir, benzersizdir, cezbeder, efsunlamak suretiyle insanın elini kolunu bağlar. “Biraz istikrarsız mı?” diye düşünecek olsam yeni baştan büyüler beni çok yönlülüğüyle. Mücadeleci sözcüğü onunla anlam kazandı benliğimde. Dinle beni: içinde korkular eserse, gün gelir de hayata öfkeyi sevda misali derinden yaşarsan bir telefon ya da email uzaklığındayım; paylaş benimle. Çok seviyorum seni, iyi ki varsın.


15.
Geleneksel plaj yolculuklarımızın emektarı. Ne hoştur o gezilerde çocukça takılmak birbirimize; vara yoğa gülmek; özellikle şişede durandan bardağa biraz koyup yudumladıktan sonra. Kulaklarımız ağır işitmeye başlasa da, ele baston gözlere gözlük gerekse de, bilmem kaç yüz yaşına gelsek de bırakmayalım “bir varmış bir yokmuş” derken gülüşmeyi. Derin sevgiyle.


16.
Köprülerin efendisidir o; kutsal birleştirme tutkusu, tükenmez potansiyeli, bitmez yenilikçi anlayışı ve mücizevi katılımcılığıyla kalabalığa malolmuş; gönüllerde yankı bulmuş nadir bir insan. Evrensel boyutta düşünebilen, formülcü, marifetli, hayırsever ve adil. Varlığına teşekkür borcluyum.


17.
Bilir eskiye tutkumu. Esirgemez vaktini, alır götürür yüz süreyim de mutlanayım diye o arka sokaklardaki yüzyıllık yapılara, küf kokularına, bırakılmış unutulmuşlara, antikalara, kaldırım taşlarına. Bakar gözümün içine daha çok keşfetmek icin, sıvazlar sırtımı rahat ettirmek icin, müziği, gezginciliği, tarihi, felsefeyi, insanı, yaşamı ve aklımızı zorlayıp bulduğumuz bütün olguları yeniden keşfe çıkarız bulutlu masa sohbetlerinde. Bir sonraki destansı birliktelikte buluşmak üzere, bekle beni geliyorum.


18.
Pozitif düşünüp pozitif yaşayan, pırıltılarını etrafındakilere ufalayan tatlı varlık. Kendi halinde, ölçülü, tutarlı, derinden hisli! Bizlere pozitif hayatın sırlarını anlatmaya devam et. İlham ver, etkile bizi. Eksik olma.


19.
Gençliğin verdiği dur durak bilmez dinamizmi paylaş bizlerle. Liderliğinle, insancıllığınla, idealizminle, içtenliğinle tutsak et etrafındaki yoğunlugu ve çoğunluğu. Yeşil-mavi gezegenin senin gibi ileriyi gören tasarımcı ruhlara ihtiyaci var. Devam et öncülüğüne, esin kaynağı ol büyüğe, küçüğe, erkeğe, kadına.


20.
Konuşurken güleç yüzüne buseler kondurmak istediğim, iyi niyetli düşüncelerine baş sallayıp mantığına hayran kaldıgım hoş insan. Hayata ait olgular kritiğinde çoğu kez hemfikir olduğum, marifetli ellerini, leziz yemeklerini, üstün ebeveynliğini hep taktir ettigim nadide insan. Huzur dolu günler üstüne olsun.


21.
Dünya atlasının neresinden aşıp gelmiştir? Ama bunun ne önemi var? Kalplerimiz birlikte. Bilirim ki aklındayım, o da bilir hep aklımdadır. Olur ya arayıp soramayız kimi zaman birbirimizi. Rüyaları yöneltir onu, hisseder daraldığımı; arar bulur, çekinmez sorar nedir bugünlerde canımı sıkan, daraltan beni. Okuyup üfleyip tütsülediği kutsal yağları, şifa dolu kocakarı ilaclarını halden anlayan edayla tutuşturur elime; baş döndüren iyi niyetiyle dermanım olur milenyumun derinliklerinde!.. Din ayrı, dil ayrı, renk ayrı, kültür ayrı, yeşerdiğimiz topraklar apayrı. Hangisi engeller birbirimizi derinden anlamayı? Evrensel din ve felsevi inancın mensuplarıyız; işte bu yüzden kocamandır yüreklerimiz! Ben mi bu kadar şanslıyım yoksa sen mi peygamber misali? Seviyorum seni; şanslı olduğumu hatırlatmaya devam et.


22.
Sanatçıdır. Elini neye uzatsa artistik rayiha kondurur. İçi de dışı gibi cazibelidir, içi de dışı gibidir. Fedakar, vicdanlı, muhafazakar, dirençli, özgün ve çok yönlüdür. Milliyetçiliğinle fethetmeye devam et bellekleri. Devam et hayata yüreğinle davranmaya.

Bin cefalar etsen almam üstüme
Gayet şirin geldi dillerin dostum
Varıp yad ellere meyil verirsen
Kış ola bağlana yolların dostum


© Aralık 2008, IşıkBinyılı

© IŞIK BİNYILI e-dergisi; The Light Millennium bunyesinde kamu yararına ve kamu tarafından desteklenen yayıncılık ilkesiyle, 17 Temmuz 2001 tarihinde, Bircan Unver tarafindan, New York'ta kurulmuştur. Vergiden muafiyet statusune (501, (c) (3) ise 17 Temmuz 2001 tarihinden gecerli olmak uzere hak kazanmıştır. Bu sitenin içeriği kurucularinin izni olmaksızın kopyalanamaz. Sitenin tum icerigi "The Light Millennium"a aittir. Uluslarası telif hakları kanunlarıyla korunmaktadır ve her hakkı saklıdır."
Genel Yayin Yonetmeni: Bircan Unver
The Light Millennium'un Ingilizce sitesinin cizgisinde; Tasarlayan ve Geliştiren Bali & Bali Works

Bali & Bali Works