yelinTable 'lightmil_pelin.issues' doesn't exist Işık Binyılı | Sayı No:
   

S22 Tuval Uzerine Yagli Boya - 74 x 81

S45 Tuval Uzerine Yagli Boya - 112 x 96

S63 Tuval Uzerine Yagli Boya - 155 x 202

Soldan Saga: Metin Guclu, Bircan Unver ve Omer Uluc
Bağlantılar:
Metin GUCLU'nun Basin Bulteni

Yazı

Yaşamın tuval üzerindeki belleği…

Elvan ARPACIK

Metin Güçlü resimlerinde bizleri ne bekler ya da biz onun resimlerinden ne beklemeliyiz?
Bunu anlamak için sanatçının resimleriyle bir yolculuğa çıkmak gerekir.

Sanat yapıtı; üreticisinin beyninde damıttıklarının kendine özgü ifadesidir. Metin Güçlü resimlerinde bu arıtmanın izlerini sürmek, en az, kendini tuval aracılığıyla dışa vuran sanatçı kadar cesaretli olmayı gerekli kılıyor.

Fotograflar: Kevser Özder (Galeri Artist'in Fotografcisi)

Söylemek istediklerini en baştan söylemeyen, ucu sürprizlere açık bu anlatımın konusu, tüm duygu ve düşüncelerin tuval gerçekliği üzerindeki evrensel dansı olarak tanımlanabilir. Bu dansın koreografı, kurgudaki zengin çağrışımları ve gizil imgeleriyle dansını merak ve hayranlıkla seyrettirir. Bu evrensel dansın müziği bir bakarsınız kıvrak, ateşlidir, hiç beklenmedik bir anda, hiç beklenmedik bir ağıt da yükselebilir bir yerlerden, bir bakarsınız bir caz teması olur çıkar karşınıza.

İçinde yaşadığımız evren ve dünyaya ilişkin ne varsa, kendi algılamalarımız ve yorumlarımız eşliğinde çeşitli biçimlerde bize sunulur.

Soyut düşünmenin cilveleri olan anlık duygulanımlar, algılar, sezgiler, psişik dünya, etkileşimler, ruhsal yükseliş ve çöküşler çözülmeyi bekleyen şifreler olarak kurguda yerlerini almışlardır.

İşte bu anlık etkilenişler, duyumsamalar, anımsamaların yakalanıp, renk olarak tuvale hapsedilmesindeki beceri, içtenlik ve yoğun çaba ilgilendirir bizi.

Geçmişteki semboller, insanların arşivleri, kişisel tarihleri, kısacası onları geleceğe taşıyacak bilgi ve belgelerdi. Oysa yaşadığımız çağdaki soyutlamalar, yer yer geçmişten izler taşısa da, farklı okumalara, açılımlara zorluyor bizi.

Özellikle metropol insanlarının “an”ları ve “durum”ları soyut anlayışa aralıksız müdahildir. Soyut tuvallerin bugünün izleyicisine sunduğu bir başka ayrıcalık ise, kendi düşlerini tuvale yükleme olanağıdır.

“Panta Rei (her şey akar)”, herkesin üzerinde görüş birliğine vardığı bu ilke, günümüzde yaşıyor olsaydı, Herakleitos tarafından belki de “Her şey olağanüstü hızla akar” diye özetlenecekti. Çünkü yaşadığımız zamandaki “an” ve “durum”ların birbiri içinde erimesi, bir duruma uyum sağlamaya çalışırken yeni bir durum içinde kendimizi aniden buluvermemiz ve bu yeni duruma hazırlanamamış olmamızın getirdiği telaş, endişe. İşte “an” ve “durum” ların hiç mola vermeden değişmesi üzerine temellenen bu yaşayışta, algı deformasyona uğrar, metamorfoz ortaya çıkar. Elbette bu akışta karşıtlar birbiri içinde erir. Metin Güçlü’nün kompozisyonlarında bu yaklaşımı çoklukla görürüz. Yarım bırakılmış izlenimi veren bir imge evrilir, bükülür, başkalaşır, kendinde olandan çıkar, kendinde olmayana dönüşür.

Yumuşak renklerle bir ezginin sıcağına kendinizi kaptırmışken koyu, kalın hatlarla bu iyimserliğe bir itiraz yükselir. Kendi bilinçaltımızla sanatçının bilinçaltı arasındaki geliş gidişlerde; sağduyulu bir bekleyiş, zamansızlık içinde saatin vuruşları, ölüm içinde kalp atışları, telaş içinde duraksamalar, hınzırlık içinde ciddiyet, kaygı içinde gevşeme, yok oluş içinde direniş, hırs içinde tevekkülü yaşarsınız.
Rengi değişip duran bu dansta, kargaşayla karışır, durulmayla durulur, korkuyla titrer, muzipliklere güler, şoklarla sarsılırsınız.

Metin Güçlü’nün resimlerindeki baş aktörler fırça ve boya ikilisi, geniş alanlara yayılan renk kütleleri olarak kendi mekânlarını bazen gönüllü bazen zorunlu olarak titreşimli, diyagonal ya da iç içe geçmiş çizgilerle paylaşırlar.

Davet edildiğimiz tütsülü bir ayindir bu. Serpintiler ve atomik parçacıklarla kutsanan. Ama bunlar parçalanmışlıktan daha çok şefkatli, mistik duygular eşliğinde, çoklukta birliğin hatırlatılması gibidir.

Bu mistik metafor dünyası, güneşin altında uzanmış bir kedinin mırıltılarını duyabileceğimiz kadar huzurludur. Belki yıldızlardır o parçacıklar, cıvıldaşan kuş sürüleri, uçuşan papatyalar, rüzgâra kendini bırakmış yapraklar belki. Kendinden geçmiş bir hayranlıkla bu oluşumlara bakakalmış varlığımsılar göze çarpar. Parçalanmış benliğin bütünleşmek için en çok bu alanlarda çaba sarf ettiğini hissederiz.

Sanatçının, dış dünya algıları ile iç dünyasının çarpışmasından doğan, imgeler hazinesi arasında bizlere cömertçe sunulan bu dünyanın her şeyden bağımsız, kendi içine kapalı bir dünya olmadığı açıktır. Yaşananların yarattığı titreşimler, duygular, farkındalıklar, ayırt etmeler, tarafsız kalmalar, taraf olmalar, dışarıdan bakmalar vs. Kısaca söylemeye çalışırsak, “yaşamın tuval üzerindeki belleğidir” ortaya konan.

ArtBrut’ün de kaçamaklar olarak göze çarptığı tuvallerde, modernizmin getirdiği akortsuz iletişim, mutluluk arayışlarının sürüklediği noktada içi kof esrikliklere teslim oluş, insana özgü her şeyin hünerli tüccarlığı ve kentsel deliliğe özgü paradokslar da dikkat çeker.

Varoluşun çeşitli biçimleri arasında, maestro her şeye rağmen orkestrasyonu bir dengede tutmayı başarmıştır.

Sevdiğimiz, acı çektiğimiz, buruklaştığımız, yalnızlaştığımız, her şeyi şakaya vurduğumuzdaki sıradan duyarlılıklarımızı, sanatçı doğasındaki “eşsiz” duyarlılıklara dönüştürmüştür.

Biz bu yolculuğun son durağında “ortak bilincin” değişmez kavramlarıyla yeniden yüzleşmiş, kişisel dünyamızı zenginleştirmiş olarak ineriz.

Kuşkusuz sanatçı kendi sonsuz yolculuğuna devam edecektir.

© Aralık 2005, IşıkBinyılı

   Yazarın Diğer Yazıları
© IŞIK BİNYILI e-dergisi; The Light Millennium bunyesinde kamu yararına ve kamu tarafından desteklenen yayıncılık ilkesiyle, 17 Temmuz 2001 tarihinde, Bircan Unver tarafindan, New York'ta kurulmuştur. Vergiden muafiyet statusune (501, (c) (3) ise 17 Temmuz 2001 tarihinden gecerli olmak uzere hak kazanmıştır. Bu sitenin içeriği kurucularinin izni olmaksızın kopyalanamaz. Sitenin tum icerigi "The Light Millennium"a aittir. Uluslarası telif hakları kanunlarıyla korunmaktadır ve her hakkı saklıdır."
Genel Yayin Yonetmeni: Bircan Unver
The Light Millennium'un Ingilizce sitesinin cizgisinde; Tasarlayan ve Geliştiren Bali & Bali Works

Bali & Bali Works