yelinTable 'lightmil_pelin.issues' doesn't exist Işık Binyılı | Sayı No:
   

Yazı

AYAKKABILARINIZI ÇÖPE ATIN 8 Mart, Dünya Kadınlar Gününüz Kutlu olsun..

Dürsaliye ŞAHAN

Bundan on asır önce Çin�de Hanedan başının küçük ayaklı kızları beğenmesiyle başlayan gelenek, 1900�lü yılların başına kadar kadınlar için korkunç bir işkenceye döndü.

Ülkedeki bütün Çinli küçük kızların parmakları kırılarak, ayakları küçük demir kaplara sokuldu. Kimilerinin ayak sünneti olarak isimlendirdiği bu vahşet tam 9 asır uygulanmış.

Nihayet 1950�li yıllarda yasaklanmasına rağmen halkın büyük bir çoğunluğu geleneğini sürdürmek için yasalara karşı gelmiş.

Ne zaman o kadınları düşünsem aklıma oğlum gelir. Sünnet olsun mu olmasın mı tartışmalarından sonra; �Hiç olmazsa hatırlamasın� diyerek altı aylık oğlumu kendi elimle doktora götürüşümü ve tam 45 dakika oğlumun çığlık çığlığa ağlamasını hiç unutmadım, unutmayacağım da.

Kadınlara dönecek olursak, dağ köylerindeki küçük Çinli kızlar günümüzde halen ayak sünnetine muzdarip yaşadıkları biliniyor. Bir defa gelenekselleşmesin�

Peki bu günkü ayakkabı kültürümüze ne demeli? Mesela topuklu ayakkabılar� O sivri topuklu işkence aletlerinin ayakları hapseden demir kafeslerin yerine icat edildiğini düşünüyorum. Çin�deki on asır önce başlayan mantık ile aynı değil mi?

Yürürken kadını zarif, çekici, daha kadınsı gösteriyor dediğimiz, çoğumuzun şık bulduğu ince, yüksek topuklu, sivri burunlu ayakkabıları giymiş kadınlar olarak bir düşünün..

Yürürken zorlanmıyor muyuz? Hareketlerimizi kısıtlamıyor mu? Enerjimizi ve cüzdanımızı boşaltmıyor mu? Sağlığımızı ciddi anlamda tehdit etmiyor mu?

Peki bunlar kimin işine yarar?

Ya çevre ve insan sağlığını tehdit eden naylon çoraplar?

Doktorların nihayet göğüs kanserini tetiklediğini fark edip söylemeye başladıkları sutyenlerimiz?

Koltuk altlarında vücudumuz için gerekli olan tüylerin yolunması hangi akla hizmet olabilir?

Biliyorum bir gün topuklu ayakkabılar, naylon çoraplar, sutyenler de tarihe karışacak. Tıpkı bir zamanlar batılı kadınların giymeden güne başlamadıkları, basen, bel ve göğüs kısmını cendereye alan korseleri gibi.

Bir 8 Mart�ta bunları listeleyip üzerinde konuşmak gerektiğine inanıyorum.


8 Mart, Dünya Kadınlar Gününüz Kutlu olsun..
Isikbinyili.org

© Dursaliye Şahan, http://www.isikbinyili.org - March 8, 2010, New York

© Mart 2010, IşıkBinyılı

© IŞIK BÄ°NYILI e-dergisi; The Light Millennium bünyesinde kamu yararına ve kamu tarafından desteklenen yayıncılık ilkesiyle, 17 Temmuz 2001 tarihinde, Bircan Ünver tarafından, New York'ta kurulmuştur. Vergiden muafiyet #501c3
statüsüne ise 17 Temmuz 2001 tarihinden geçerli olmak üzere hak kazanmıştır. Vizyonu ise Web ortamında ilk kez Ağustos 1999'da tanıtılmıştır. Bu sitenin içeriği kurucularının izni olmaksızın kopyalanamaz ve tüm içeriği
"The Light Millennium"a (1999 - 2010) aittir. Uluslararası telif hakları kanunlarıyla korunmaktadır ve hakkı saklıdır.
Açıklama – Güncelleme:
IşikBinyılı.Org kısa adıyla, 11 Ocak 2010 tarihinde Türkiye Dernekler kanunu çerçevesinde, dernek statüsüyle İstanbul merkezli dernekleşmiştir. Türkiye kapsamında yayın hakları bu tarihten itibaren IşikBinyılı.Org'a ve
uluslararası yayın hakları ise kardeş kuruluş statüsünde olan New York Merkezli yine "The Light Millennium'a aittir.
– Bircan Ünver, Kurucu ve Genel Yayın Yönetmeni, 1 Ocak 2018. | The Light Millennium'un İngilizce sitesinin cizgisinde; Tasarlayan ve Geliştiren: Bali & Bali Works

Bali & Bali Works