yelinTable 'lightmil_pelin.issues' doesn't exist Işık Binyılı | Sayı No:
   

Grafik Tasarim: Pelin Bali
Bağlantılar:
Nesrin Özyaycı
Nesrin Özyaycı - Özgeçmiş

Şiir

Nesrin Özyaycı'nin şiirlerinden derlemeler - I

Nesrin ÖZYAYCI

Unuttum kaç mevsim geçti. Camdan bakmadım, sıcak ekmeğiyle sokaktan geçen,zeytin gözlü çocuğa. Kuş seslerini duymadım; leylaklar göç etti buralardan. Unuttum sevgi dolu bakışların tümünü. Ben, bıraktığın mevsimde kaldım.

SEVGİ ve IŞIK

Önce hiçlik doğar,
Ansızın iki çocuk doğurur,
Gece ve dipsiz derinlik

Evren;
Yalnızlık ve boşluk,
Sessizlik, sonsuzluk olarak kalmış.

Sevgi;
Karanlık ve ölümden doğmuş,
Işık ve Işığın arkadaşı
Günü yaratmış.
Yeryüzü yaratılmış.
Yeryüzü;
Ana ile gökyüzünü yaratmış

Anlaşılan;
Sevgi ve Işık,
Birlikte doğmuşlar yeryüzüne
Sevişmişler
Çocukları olmuş işte.


-Yunan Mitolojisinin etkisiyle yazdığım bir şiir
12. Mayıs. 2000-


SEVGİ BOMBARDIMANI

-Yerel bir dünyalı kadından evrensel kimliğimle
Bir sevgi bombardımanı yağsın isteğim-


Sınırsız evrenin her köşesine
Savaşan dünyanın barış kokan nefesine
Bir sevgi bombardımanı yağsın istediğim
Gök kubbeden yeryüzüne sicim gibi
Bardaktan boşanırcasına
Bir sevgi bombardımanı yağsın istediğim.

Tüm dinlerden, ırklardan, mezheplerden
İnsanlığa sevgi bombardımanı yağsın istediğim.

-Afganistan bombalanırken-

YAĞMUR DUASI

-gidişinden bu yana
bu kente hiç yağmur yağmadı-

Unuttum kaç mevsim geçti.
Camdan bakmadım,
sıcak ekmeğiyle sokaktan geçen,
zeytin gözlü çocuğa.
Kuş seslerini duymadım;
leylaklar göç etti buralardan.
Unuttum sevgi dolu bakışların tümünü.
Ben, bıraktığın mevsimde kaldım.

Kışlar geldi geçti,
üşüdüm.
Yazlar bunalttı;
sonbaharlarda döküldüm.
Bir kere olsun bahar gelmedi bu şehre,
kapkara bulutlar dolaştı başımda
yağmadı.
Düşlerim içimde yeşermedi sabahlarda.

Çocukların kâğıda kırmızı karlar çizdiği gibi
renkli yağmurlar bekliyorum.
Simsiyah bulutlardan kopup
gözlerinin önünde
beni sırılsıklam yapacak.

Bir daha bahar gelirse bu şehre,
bir daha gök gürülderse...
Şemsiyesiz yürüyüp
yırtık pabuçlarımdan
giren suyun,
Çocuksu düşlerimi
iliklerine kadar ıslanacağı
yağmur duasındayım ben.

Nisan da olsa ay
tam ıslatmasa da beni
çölle dönmüş yüreğime
yağ haydi!

17. Mart. 2004

ŞEREFİNE

Bir şişe kırmızı şarap.
Yarım paket sigara.

Yaşadıklarımın,
Yaşadıklarının,
Yaşanacakların,
Yaşanmışların,
Yaşanması gerekenlerin,
Ve yaşamın.
Gece bitinceye değin şerefine!

BEYAZ YALANLAR

Beyaz yalanlarla girdin dünyama.
Sarı bir deniz feneriyle,
Karanlığıma öyle bir girdin ki
Esrarlı, gizemli ve sessizce.

Önce korktum, alıştım zamanla
Rengim uçtu şaşkınlığımda,
Ne söz kaldı ne bir us,
Belleğimin en gizli yerinde saklandın
Herkesten habersiz.

Deniz maviydi, sen yeşil.
Öyle bir dokunuş ki, yaşam duvarlarına,
Belirsiz, anlamsız, karışık.

Yitik yalnızlığım, kaybolan sensizliğim
Kandırdın beni beyaz yalanlarınla,
Bir bahar akşamında.

Doyduğumuzu zannettiğimiz
Doyumsuzluklara
Uçtuk el ele bilinmez diyarlara.
Kaybolmuş bir çocuk yalnızlığıyla
Kimsesizliğime, yalnızlığıma
Beyaz yalanlarla girdin dünyama.

ÖYLESİNE BİR AŞK İŞTE

Kanlanmış gözlerinle
Bana sevdayı anlatıyordun
Gitme kal, gitme ne olur diyemezdim.
İçinden geçenleri biliyordum.

Yazgımızı işliyorduk ibrişimle,
Tığla örüyorduk ilmek ilmek.
Bu acıdan hırkayı
Birlikte giyip birlikte çıkarıyorduk.

FIRTINA ARDINDAN

Fırtınalı bir akşamdı
Ortalık toz duman,
Göz gözü görmez olmuştu.
Bir nisan gününü anımsıyorum
Buğulu camdan bakarken.

Simsiyah bulutlar görünüyordu
Ayın arkasında.
Yağmur olanca hızıyla yağıyor,
Toz - toprak birbirine giriyordu.
Gökyüzü ağıt yakıyordu olanca hüznüyle
Toprak yaralarını suyla kapatıyordu.
Korku kokuyordu her yer.
Ölüm sessizliği gök gürültülerinde.

Güneş yeniden doğacaktı yarın.
Her fırtınanın ardından olduğu gibi
Gene bir sessizlik yaşanacaktı.
Açılacaktı gökyüzü,
Gülüşün gibi.

SEN VE BEN

-bir arkadaşa-

Sen, delikanlılığından, ben, kızlığımdan.
Sen damatlığından, ben gelinliğimden.
Sen çocukluğundan, ben olgunluğumdan.
Sen mertliğinden, ben güzelliğimden,
Sürekli bir şeyler anlatsak birbirimize.

Yaşamda hep var olan sen ve ben gibi,
Yan yana, omuz omuza bir arkadaşlık,
Sırtlanmak her şeyi beraberce.
Bir dostluk, bir paylaşım içinde.
Birleşip, bütünleşsek kardeşçe yaşasak,
Dostça, arkadaşça yüzsek, dalgalansak
Bu hayat denizinde.

BENZERLİK

Pırıl pırıl yüzlü bir çocuk,
Aydınlık bir geleceğe
Aşık atıyordu, çember çeviriyordu.
Bilye yuvarlıyordu, derin çukurlara,
Işık yakıyordu, gelecek yarına.
Işıl ışıl gözleriyle, güneşe bakar gibiydi,
Senaryolar çiziyordu yüreğinde.

Bir çocuk, tek ayağı üzerinde,
Zıp, zıp zıplıyordu,
Bana doğru geliyor, çarpıyordu delicesine.
Haylaz, yaramaz bir çocuktu,
İçimde kalan.
Çocukluğumu tamamlıyordu.

© Şubat 2006, IşıkBinyılı

   Yazarın Diğer Yazıları
© IŞIK BÄ°NYILI e-dergisi; The Light Millennium bünyesinde kamu yararına ve kamu tarafından desteklenen yayıncılık ilkesiyle, 17 Temmuz 2001 tarihinde, Bircan Ünver tarafından, New York'ta kurulmuştur. Vergiden muafiyet #501c3
statüsüne ise 17 Temmuz 2001 tarihinden geçerli olmak üzere hak kazanmıştır. Vizyonu ise Web ortamında ilk kez Ağustos 1999'da tanıtılmıştır. Bu sitenin içeriği kurucularının izni olmaksızın kopyalanamaz ve tüm içeriği
"The Light Millennium"a (1999 - 2010) aittir. Uluslararası telif hakları kanunlarıyla korunmaktadır ve hakkı saklıdır.
Açıklama – Güncelleme:
IşikBinyılı.Org kısa adıyla, 11 Ocak 2010 tarihinde Türkiye Dernekler kanunu çerçevesinde, dernek statüsüyle İstanbul merkezli dernekleşmiştir. Türkiye kapsamında yayın hakları bu tarihten itibaren IşikBinyılı.Org'a ve
uluslararası yayın hakları ise kardeş kuruluş statüsünde olan New York Merkezli yine "The Light Millennium'a aittir.
– Bircan Ünver, Kurucu ve Genel Yayın Yönetmeni, 1 Ocak 2018. | The Light Millennium'un İngilizce sitesinin cizgisinde; Tasarlayan ve Geliştiren: Bali & Bali Works

Bali & Bali Works