yelinTable 'lightmil_pelin.issues' doesn't exist Işık Binyılı | Sayı No:
   

Bircan ÜNVER
Bağlantılar:
Meral Tamer: AB'de yeni enerji modeli arayısı Enerji Dosyasi (2)
Meral Tamer: Ingiltere'de Blari'e Nukleer Sok, Enerji Dosyası (1)
Meral Tamer: Muhalefetten iktidara e-postayla nükleer mesaj, Enerji Dosyasi (3)
Meral Tamer: Nükleer Yakıt Bankası!, Enerji Dosyasi(5)

Yazı

NUKLEER ENERJI'de MASKE DÜSÜYOR MU?

Bircan ÜNVER

"Nukleer Enerji" dizisiyle, Milliyet Gazetesi yazarlarindan sayin Meral TAMER'in, Londra'dan yazdigi ve 5 bolum halinde yayinlanan yazilari, 'nukleer" konusunu daha objektif olarak ele aliyor. Ayni zamanda, gerek Ingiltere gerek ABD ve gerekse Rusya perspektivinden, 2020 ve 2023 yilina kadar Ingiltere ve ABD'de, "nukleer enerji" konusunda, hangi kararlarin alindigi ve nasil bir yol izlediklerini de berrak olarak anlatiyor. (Meral Tamer'in Enerji Dosyasi dizisinde yayinlanan yazilarinin linki, bu yazinin bitiminde verilmistir.)

19 Mart tarihli (bugünkü) yazisi haric, Turkiye'nin "nukleer enerji"ye yonelmesini haril haril savunanlara karsin, "nukleer santral"larin, elektrik amacli kurulacagi maskesinin de dusmesine, bu yazi dizisi onemli katkilarda bulunuyor.

Tamer'in "Nükleer Yakit Bankasi" adli, 5nci bolümde yayinlanan yazisinda ise "nükleer santral"larin "nükleer silahlara" donüstürülmesinin kokten engelleneceginin tezini, Bush'un bir radyo açiklamasina dayandiriyor. Bu açiklama ve sayin Enerji Bakani Güler'in Washington D.C.de yaptigi gorüsmelere dayanarak, Türkiye'de, elektrik enerjisi amaçli yapilacak nükleer santrallarin, "nükleer silahlara donüstürülmesinin kokten engellecegi" tezine katilmak olasi degil!

Nitekim, Bush'un açiklamasi, Rusya'yi, Kore'yi, Iran'i, Pakistan'i ve Hindistan'i baglamaz! Çin'i de ne kadar baglayacagi cok kuskulu! Durum boyle iken, "Nükleer Yakit Bankasi" teorisinin, ozellikle su asamada Türkiye'yi de içine alarak, "nükleer santrallarda silah üretilmesine karsi kokten bir çozüm olarak one sürmek, ozellikle bu kritik donemde, çok yaniltici olabilir!

Ozellikle Sovyetler Birligi'nin devrilmesinden sonra, issiz kalan nükleer fizikçiler ve sektor --ihmal edilen/unutulan insan faktoru--, bugüne degin Rusya'da devre disina düsürülen insan gücünün, kimlerle hangi isbirlikleri içinde olduklarinin derin kaygilari, hem ABD hem IAEA hem de Rusya'da ust düzeyde/zirvede etkin ve yaygin. "Zenginlestirilmis uranyum"un, teroristlerin eline gecmis olacagi ongoruleri nedeniyle de, Sovyetler Birligi'nin devrilmesinin "nükleer güvence" getirmek yerine, tehditi arttirdigi ve "kontrol'un kaybedildigi", kapsamli olarak, PBS.ORG yapimi, Walter Cronkite'in sundugu, "Nukleer Kabuslar - Kaybedilen Kontrol" adli (2003) belgeselde isleniyor.

Semih IDIZ'in 18 Mart, Cumartesi gunu yine Milliyet'te yayinlanan yazisi bu anlamda, "nukleer santral"larin hangi amacla, Turkiye'de acilen kurulmak istendigine dair, yazarin amaci disinda, dolayli olarak katkida bulunuyor, "Türkiye 'nükleer tehdit'e karsı arayıs içinde" yazisiyla. Zira ustu kapali olarak cesitli yayin organlarinda yer yer gundeme gelen, Nukleer Santral'larin "enerji" amacli kullanimindan cok, sayin IDIZ'in, yazisinda da, Turkiye'yi Orta Dogu'da, askeri acidan guvenceye alacagi iddiasini destekleyerek, "nukleer santral"larin elektrik enerjisi uretmek amaciyla degil, silah uretmek amaciyla kurulabilecegine dikkati cekerek, kanimca, maskeyi dusuruyor!

Türkiye'de ve dünyada "nükleer enerji" konusunu yakinen takip eden nükleer fizikçi, Prof. Hayrettin KILIC'in - Milliyet Gazetesi yazari sayin Semih IDIZ'in, 18 Mart 2006 tarihli yazisinda one surdugu tezlerine, kendi tecrubesinden yola cikarak yazdigi yanit:

"Subject: Amerikadan Selamlar
From: Hayrettink@aol.com
Date: Fri, March 17, 2006 11:24 pm
To: semihi@cnnturk.com.tr


Sayin Semih Idiz,

Yazinizi okudum, cok ince sekilde verdiginiz mesajlar ve son gelismeler isiginda nukleer silahlarla ilgili bazi yanitlarin, bir an once verilmesi gerektigini, bilhassa Genelkurmay'in bu konuyu gundeme aldigini belirtiyorsunuz.

Size nukleer silahlarla ilgili aradiginiz en iyi yaniti, 1980 yilinda, Manisa Jandarma komando alayinda kisa donem askelik yaparken verdigim nukleer silahlarla ilgili bir konferansta, su anda ismini hatirlayamadigim bir Tegmenimiz, vermisti. Size aynen iletiyorum.

Konusmam sirasinda Moskova civarinda irili ufakli 40-50 tane nukleer reaktorun oldugunu belirmistim. Konferansin soru ve cevaplar kiminda bu tegmenimiz sunu soyledi:

"Bizim Rusyaya karsi nukleer silaha ihtiyacimiz yok, anlattiklariniza gore Atom bombalari (nukleer reaktorler) zaten acik hedef olarak Moskova etrafina yerlestirlmis, ben iyi bir komanda birligi ile butun Moskovayi havaya ucururm"

Ismini hatirlayamadigim Boluk komutani, Yuzbasimda, sunu soylemisti; "Hayrettin Kilic, savasin sonucunu piyade tayin eder, Bunun Japonya da, Kore de, Vietnam da ispatini gorduk"

Sayin Idiz eger vaktiniz olursa lutfen Nukleer silahlarla ilgili son yazimi www.lightmillennium.org sitesinde okuyunuz. Su ana kadar nukleer silahlarin cevreye ve insanligin gelecegine nasil etki ettigini goreceksiniz.

Son olarak sunu belitmek isterim, 30 yildir Amerika'da ve Avrupa'da calisan - yasayan nukleer bilmci olarak, Turk ordusunun kuvveti-sayginligi nukleer silahlara sahip olan ulkelerden daha cok olduguna sahit oldum.

Lutfen etrafimizda nukleer tehdit var diye, Turk ordusunu da nukleer kartelin, nukleer santral macerasinin icine cekmeyin.

Tegmenimizin dedigi gibi etrafimizdaki ulkeler, kendilerine nukleer tehdit yaratiyorlar.

Hoscakalin, saygilar
Hayrettin Kilic Ph.D"


* * * * *

Bazi seylerin icindeyken degil, disaridan cok daha net izlenmesi mumkun!

Cunku icindeyken, binbir kanalla bombardiman halinde gelen cilalama-paketleme ile reklam ve pazarlama tuzaklarinin, gunluk is-aile-gecim-trafik-borc odeme benzeri ic gerginlikler icinde, cogu kez genel kamuoyu tarafindan net olarak gorulup - kavranmasi guc olabilir!

Ozellikle ayni bombardimanlar New York'a kadar ulassa da, burada ayni konuda ki bilgi, haber ve degerlendirmeleri, cok daha genis bir acidan izlemek soz konusu. O nedenle, konunun sunulusundaki samimiyet ve amaclarin da netligi, o genis perspektiv ve global suzgecten gecince, daha berrak ortaya cikiyor.

Turkiye'nin de dolu-dizgin suruklenmek istendigi ve dogrudan nukleer savasi tetikleyecek ve daha otesi, "insanligin ve yeryüzünün topyekün tahribini hizlandiracak nitelikteki, Nukleer Santrallarin yapim kararinin, ozellikle bu denli kritik bir donemde, oncelikli ve cok boyutlu olarak, Turk kamuoyunu aydinlatmak - bilinclendirmek, tum Turk medya ve TV'lerinin kendi varolus nedenleri kadar, TURKIYE ve TURK TOPLUMU'na en temel sorumluluklari ve gorevleridir de...

Nukleer Cag'dan Cikis Yok!

Walter Cronkite, belgeselde bu tehditten cikis yada kacisin olmadigini vurguluyor, "Nukleer Cag'dan cikis yok!" derken. O nedenle, oncelikli ve birincil asamada, tüm ulkelerde, ayricalik yapilmaksizin, nükleer santrallarin, silah üretme kapasitelerinin, tamamen iptal edilmesi/devre disi birakilmasi, ONKOSULDUR.

Bu nedenle, yeryüzünde tek bir nükleer misil ve silahta, uranyum birakilmamali. O zenginlestirilmis uranyumlar ise gercek anlamda, insanligin enerji ihtiyacina, global bir ortaklik ve isbirligi çerçevesinde, acilen tumuyle transform edilmeli.

Aksi halde, Bati-Dogu, yeryüzünde ki tüm ülkelerde, nükleer silahlar tümden yokedilmeden ve teknolojisi, tümden insanligin hizmetine sunulmadan, "nükleer enerji" hep bir maske olarak paketlenip, her keresinde daha cazip hale getirilecektir. Ozellikle Türkiye gibi ülkelere, daralan ticaret alanini genisletmek ve kendi varliklarini devam ettirme pahasina, binbir yüzle sunulmaya devam edilecektir.

Bunun sonucu olarak da, kendi kendimizin ve "insanligin-yeryuzunun" kendini tahrip ve yok etmesini hizlandirmaktan baska hiçbir seye katkida bulunmus olmayacagiz!!!

Bu çerçevede, sayin TAMER'e aydinlatici ve genis perspektivden sundugu yazilari için çok tesekkür ediyorum. Ayni zamanda, bu konuyu cok boyutlu, kisa ve uzun donemler halinde isleyen yayinlarin da tüm Türk Medya'sinda, artarak devamini yürekten diliyorum.

Bircan Ünver
19 Mart 2006 - NY

© Mart 2006, IşıkBinyılı

© IŞIK BİNYILI e-dergisi; The Light Millennium bunyesinde kamu yararına ve kamu tarafından desteklenen yayıncılık ilkesiyle, 17 Temmuz 2001 tarihinde, Bircan Unver tarafindan, New York'ta kurulmuştur. Vergiden muafiyet statusune (501, (c) (3) ise 17 Temmuz 2001 tarihinden gecerli olmak uzere hak kazanmıştır. Bu sitenin içeriği kurucularinin izni olmaksızın kopyalanamaz. Sitenin tum icerigi "The Light Millennium"a aittir. Uluslarası telif hakları kanunlarıyla korunmaktadır ve her hakkı saklıdır."
Genel Yayin Yonetmeni: Bircan Unver
The Light Millennium'un Ingilizce sitesinin cizgisinde; Tasarlayan ve Geliştiren Bali & Bali Works

Bali & Bali Works