"DEVRİMLERİ BİREY YAPAR - Bilgi ve hakikat yolunda gidenler ölümü yenerler"...

Yazdır
Üst Kategori: Tüm Sayılar Kategori: Sayı: 25
Yayınlanma: Pazar, 20 Nisan 2014 Dr.Armağan Cengiz Büker tarafından yazıldı.

Sevgili dostum ve de -her anlamda- büyüğüm sayın Şükrü Server Aya,
 
Davetiniz ve çok zevk aldığım sohbetleriniz için size ve Melih beye teşekkür ederim. 14.04.2014 Pazartesi günü Istanbul-Ulus'ta Bizim Tepe pastanesinde yaptığımız beş kişilik toplantı o an için gözümüze sıradan bir nezaket görüşmesi gibi göründü. Ama, bana göre, bu çok önemli bir toplatıydı. Benim için ve hepimiz için önemliydi. Çünkü, belki, bu toplantıda bulunan insanlardan hiçbiri konuştuğumuz konularda uzmanlık, titr, etiket ya da akademik unvan sahibi değildi; tek tek kudretli, servetli, ehliyetli, yetkili kişiler de değildik. Fakat bizleri biraraya getiren şansın, tesadüfün, kaderin ya da ilâhi iradenin elbette bir hedefi, bir planı, bir bildiği vardı. Hiçbirimiz mükemmel olma savında değildik, hepimizin kendine göre denemeleri, deneyimleri, yenilgileri, başarı ve başarısızlıkları vardı; düş kırıklıkları vardı; acıları vardı. Ama bizim üstünlüğümüz şudur: Biz soru soruyoruz, gerçeği arıyoruz, hakikati savunuyoruz, sorunları anlamak istiyoruz, çözüm yolları düşünüyoruz...

İşte evrensel Devrimler, -ya da Evrimler-, bence, tam da böyle yapılır.

Bence “devrimleri birey yapar”… Tarihte “Devrim Yapma Derneği” gibi örgütler kurulup da buradan büyük reformlara ve yaratılara gidildiği görülmemiştir!

Van Gogh ya da Picasso ya da Renoir vs. “Resim Sanatında Devrim” adlı bir dernekte yetişmiş değillerdir, ama resim sanatında devrim yapmışlardır…

Derneklerden ya da devletlerden yardım bekleyen “devrimci” devrimci değildir, olsa olsa “aciz bir bürokrat” olabilir. Örneğin yeni tanıdığım ve tanımakla da onur duyduğum Sayın Melih Berk beyefendi, bence, büyük adamdır; devrimcidir, yaratıcıdır, yapıcıdır…

Bana verdiği CD’yi henüz incelemedim, ama büyük bir tevazu ile anlattıklarından çok etkilendim; önüne çıkan engelleri yılmadan devirmeyi bilmiş ve bunu büyük bir alçak-yüreklilikle yapmış, takdir edilmemiş, takdir beklememiş, yardım görmemiş, yardım dilenmemiş… Bence çok büyük bir adamdır.

Büyük adamlar ve devrimciler (yenilikçiler) toplum ve tarih tarafından çok yavaş ve çok geç anlaşılırlar. Ama biz ve bizler gibi üç-beş mütevazı dost onu anlar, anlayabilir, elinden geldiğince yardım eder ve en azından onu dinler… Bu da, bence, yeter! Ben dindar değilim, hattâ ateist bile değilim, -çünkü ateistler dincilerden daha bile yobaz olabilmektedirler diye düşünürüm-, ama olsun, heryerden ders alırım, ve Kutsal Sayılan Kitaplarda da en azından Klasik Sayılan Eserler kadar alınacak dersler vardır diye düşünürüm, ve işte Kuran’daki (Kefâ bi’llahi şehîdâ) deyişi işte tam da bu demektir, bence!

Karamsarlığımız sabırsızlığımızdandır, yoksa hiçbirimiz karamsar değiliz; çünkü karamsar olan vazgeçer; biz vazgeçer gibi görünüyor muyuz? Hayır!

Umutsuz değiliz... Evet, karanlık bir tünelin içindeyiz şu anda, ama birkaç saniye sonra ışık görüneceğini ümit edebiliyoruz, ve bu ümidimizden vazgeçmiyoruz!

İnatçıyız, ısrarcıyız, sabırlıyız, dikkatliyiz!

Bilmediğimizi, ya da neyi ne kadar bildiğimizi biliyoruz.

Öğrenmek istiyoruz, araştırıyoruz ve artan bir ivmeyle her saniye daha çok biliyoruz.

Bilmediğimizi bildiğimiz gibi, bildiğimizi de biliyoruz. Öğreniyor ve tekâmül ediyoruz. Her an yeniyiz ve daha güçlüyüz.

Bilgi ve hakikat yolunda gidenler ölümü yenerler! Anlaşılmazlar, ama anlamayanları anlarlar ve onları affederler, onlardan medet ummamayı da bilirler!

Elbette her kapıyı çalacağız, açılmayan kapılara yenilmeyeceğiz, sonunda biri açılacaktır mutlaka, işte onu arayıp bulacağız!

Ben inanıyorum ki, bu dünyada yalancılar azınlıktır; hakikati bilebilmek isteyenler çoğunluktur. Yalancıların sesi çok çıkar, öğrenmek isteyenler ise insanlığın gerçek varlığı, benliği, vücududur. Susanlar ve bilmeyenler bizdendir.

Okumazlar ve sormamaya şartlanmıştırlar, korkutulmuş sindirilmiştirler, ama içlerindeki gerçek aşkı ve hakikat susuzluğu gizli bir güç olarak devleşecektir, devleşmektedir... ne zaman patlayacağı belli olmaz!

Bu yüzden, susanlara, sormayanlara, korkanlara, ilgisiz görünenlere kızmayalım!

Biz bildiğimiz kadar ve gücümüz kadar milim milim kendi yolumuzda gideceğiz, bu salyangoz yürüyüşüyle yerler zangır zangır titremeyecek, ama görülecektir ki, biz yol alacağız!

Somut konuşmam gerekirse:
Sn. Tınaz Titiz’in sizi elektronik ortamda tanıtması ve size Beyaz Nokta e-sitesinde bir yer vermesi, önemli bir adım olabilir. Bence, sizin de Armenian Blog sitesinde Tınaz beye aktif bir yer vermeniz yerinde olacaktır, ne dersiniz?

Bircan Ünver hanımın New York’ta yapabileceği en küçük katkıların bile, bence, değeri büyük olacaktır; çünkü yayma ve tanıtma, bence, görevimizin en ağırlıklı yönüdür; o bizim Amerika’daki sağ kolumuz olabilir. Yanlış ya da doğru, her türlü heyecanına ve cesur fikirlerine, bence, ihtiyacımız vardır.

Siz ki, alternatif tıbba dikkat eden bir insansınız, o zaman kabul edeceksiniz ki, telkin (suggestion) ve hipnotizma (hypnotizm) diye, belki henüz hâlâ paramedikal sayılan, fakat, kanımca, artık bilim çevrelerinin kesinlikle ciddiye aldığı konular vardır. Ayrıca da, günümüzde “reklâm, propaganda, psikoloji, sosyoloji ve sosyal psikoloji” gibi, neredeyse dünyayı idare edecek güçte bilimsel silâhlar uyanık toplumların güçlü kozları olarak başarılı uygulamaları apaşikâr görülmektedir; öyleyse bu silâhları niçin biz de kullanmayalım? Bu demektir ki, ne kadar çok yerde - ne kadar çok sayıda - ne kadar çok sayıda insanı etkileyebilirsek zafer yolunda o kadar yol almış oluruz. Büyük-küçük, önemli-önemsiz, bilgili-bilgisiz demeden her alanda her insana ulaşmak zorundayız.

Bu da, elbet, en başta yeni dostluklar, yeni ilişkiler, yeni ilintiler, yeni “nervous link”ler yoluyla olur… Bu yeni sistemleri hepimiz öğrenmek zorundayız, tıpkı 80-90 yaşında insanların cep-telefonu, televizyon, bilgisayar gibi yenilikleri öğreniyor ve kullanıyor olması gibi… Nothing is too late!

Tınaz bey ciddi ve güvenilir bir insandır. Kendisiyle dost ve kardeş olmaktan iftihar duyuyorum. Ama bir işi ele alırsa hakkıyla yapar. Ondan ve onun sistemli zekâsından yararlanmamak hata olur düşüncesindeyim.

Son olarak belirtmek isterim ki, benim gözümde en yüksek ve en yüce kıymet, çoklarının anlamını buharlaştırarak sakız gibi çiğnediği “aşk” kavramı değildir; bence en sağlam, en bağlayıcı, en çimentolu –yani insanları birbirine bağlayıcı–, en yüksek ve en yüce değer ve en “kutlu” kavram “GÜVEN” kavramıdır; güven olmazsa ne dostluk olabilir, ne ticaret olabilir, ne uygarlık olabilir, ne sevgi olabilir, ne işbirliği olabilir, ne dayanışma olabilir, ne de “örgütlenme” olabilir… bence!

İş yaptığımız insanlarla önce güveni sağlamalıyız, değil mi?
 
Sonsuz saygılarımla, teşekkürlerimi yineleyerek,
 
Dr.Armağan Cengiz Büker
İç Hastalıkları Uzmanı E.


-  . -

Dr. Armağan Cengiz Büker'e, yayın izni için teşekkür ediyoruz.

IŞIKBİNYILI.ORG - www.isikbinyili.org - 20 Nisan 2014, New York.

Yorumlar (0)

500 karakter kaldı.

Cancel or

joomla 1.6 templates free

©IŞIKBİNYILI.ORG'un e-yayını; The Light Millennium bünyesinde kamu yararı;na ve kamu tarafından desteklenen yayıncılık ilkesiyle, 17 Temmuz 2001 tarihinde, Bircan Ünver tarafından, New York'ta kurulmuştur. Vergiden muafiyet statüsüne (501, (c) (3) ise 17 Temmuz 2001 tarihinden geçerli olmak üzere hak kazanmıştır. IŞIK BİNYILI'nın konsept ve vizyonu "Lightmillennium.Org" bünyesinde ilk kez web ortamında Ağustos 1999'da tanıtılmıştır. Ocak 2000 ila Eylül 2005'e değin Lightmillennium.Org bünyesinde yayımlanmıştır. Sonbahar 2005 tarihiyle isikbinyili.org" alan adı ve bağımsız sitesinde yayındadır. Aynı zamanda, 11 Ocak 2010 tarihi itibariyle de Türk Dernekler Kanunu çerçevesinde, İstanbul merkezli olarak kurumlaşmıştır.  Bu sitenin içeriği kurucularının izni olmaksızın kopyalanamaz. Sitenin tüm içeriği Türkiye'de "IŞIKBİNYILI.ORG"a, uluslararası da "The Light Millennium"a aittir. Uluslararası telif hakları kanunlarıyla korunmaktadır ve her hakkı saklıdır."  2005-2011 Pelin Bali tarafından tasarlanmıştır.  2012/23-25.nci sayılar ise Tülün Ulusoy | OdakSevgi.Biz -  tarafından yeni bir platformda kurulmuş ve geliştirilmiştir. Bu sitenin web-hosting'i ise Ağustos 2011-2014 arasında Horon Solutions tarafından sağlanmıştır. | Kurucu Başkan ve Genel Yayın Yönetmeni: Bircan Ünver         E-posta: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. |  http://www.isikbinyili.org ©1999-2016

By Joomla 1.6 templates free