"FETTULLAH GİDER, BİZ KALIRIZ!" Ve "Işık" ismi kimsenin tekeline bırakılamaz!

Yazdır
Üst Kategori: Tüm Sayılar Kategori: Sayı: 25
Cuma, 12 Ağustos 2016 tarihinde oluşturuldu Yayınlanma: Cuma, 12 Ağustos 2016 Bircan Ünver tarafından yazıldı.

Ve "Işık" ismi kimsenin tekeline bırakılamaz!

Fettullah gider, biz kalırız!” çok iddialı bir başlık değil mi?

Zira ne bir politikacı, ne siyasi bir partinin temsilcisi veya üyesi, ne güçlü bir şirket medyasında, ne politikanın şu ya da bu kanadından yada herhangi bir cemaatten beslenerek ortaya çıkmış bir meslek sahibi yada türemiş/türetilmiş bir iş sahibiyiz…

Peki, kim'iz ve amacımız nedir?

Sadece sıradan bir “insan” olma yolculuğundan olan biri...Kendi doğruları ve ideallerinden hareketle ve yüzdeyüz/yüzdebin gönüllülük bazında kamu yararına medya, kültür ve sosyal geliştirme amaçlı ve “IŞIK BİNYILI Multi-Media, Kültür ve Sosyal Geliştirme”, kısa adıyla  Işikbinyılı.Org adlı derneğin kurucuyum… Mesleğim-uzmanlık alanım ise "kamu yararına medya" tanımı içinde, televizyon yapımcılığı-yönetmenliğidir. Bu çerçevede, Türk Dernekler Kanunu çerçevesinde kurulmuş olan IşikBinyılı.Org'un tüzüğü ve amaçları açık ve net olarak, Web ortamında kamuya sunulmuş bir derneğiz...(http://isikbinyili.org/arsiv/dernek_tuzuk_onayli.pdf)

Bunun anafikri, hedefleri ve vizyonunun temeli ise yine Web ortamında, “Light Millennium" adındaki "Light" kelimesinin tek başına ve Türkçeye birebir çevirisi olamasa da, sonucu olarak IŞIK BİNYILI, "www.lightmillennium.org" web sitesi üzerinden 1999’da tarafımdan atılmıştır. 

Fettullah gider, biz kalırız!” başlığına gelince...

Bir kum tanesi boyutunda ki IşikBinyılı.Org derneğimiz üzerine tüm çamur atmaların, verilmiş ve verilmekte olan hasarların, yıpratılmaların ve genel anlamda buz dağlarının görünen kısımlarının bir dökümünü yapmaya hiç gerek yok... Yine de vurgulamak gerekir ki uzaktan yada yakınen, Türkiye'de resmen dernek olarak 2010 yılındaki kuruluşumuzdan itibaren başımız da sıkça ağrıtılmaya başlanmıştır...

Yineliyorum, sadece ve sadece, dernek olarak ismimizde, “IŞIK” kelimesinin var oluşu nedeniyle...

Buraya kadar ifade edilenlerin aksini de kimsenin iddia edemeyeceği, iddia etse dahi –sahte olmadığı veya manipülasyona dayanmadığı ölçekte- asla kanıtlayamayacağı bir gerçeklikten ve on yılı aşkın bir süreçten söz ediyorum burada.

Bu noktada sormak gerek, "IŞIK" kelimesi her hangi bir kişi yada kurumun tekeline mi bırakılmalıdır?

Ya da güneşin işlev ve anlamından çıkışlı, ışık kelimesine dair her isim, her kurumsal yapı yada düşünsel/sanatsal ürün gerek Türkiye ve gerekse dünya genelinde, kirletilmiş midir?

Ve eğer, Güneş'i hiç bir karanlık örtemez ise –kanımca, örtemez ve balçıkla sıvayamaz–, güneşin ışık ve sıcaklığını yeryüzününün her bir noktasına değişen değerlerde ulaştırarak yeryüzünde yaşayan tüm canlılara ve insanlara can ve hayat olarak dönüşen IŞIK da, aynı tanım ve kavram içindedir.  Gerek bilimsel gereksel düşünsel/aydınlatma-aydınlanma gerekse "içsel aydınlanma/ruh aydınlığı" olsun, gerekse evrensel anlamlarında –ışık hızı, ışık yılı benzeri-; IŞIK kelimesi yaşamın her boyutu ve anlamlarında, vazgeçilmez/vazgeçilemez olan temel bir kelime, ortak bir algı, referans ve insanın hayal gücünü de aşan/geliştiren bir kavramdır da ayni zamanda.

Ayrıca, IşikBinyılı'ndaki, insanlığın üzerindeki tüm fiziki, ekonomik, sosyal, geleneksel/töresel ve siyasal ağırlıkların da önümüzdeki binyıl sürecinde "hafif"letilerek, tüm insanlığa yüklenmiş/yükletilmiş ağırlıkların da tümden kaldırılması kavram ve vizyonuna yönelik olarak da IŞIK+Hafif/ağırlığın hafifletilmis hali= "Light"ın bileşkesinde, anlamı daha da zenginleştirilerek, amaç ve vizyonunu da en başından itibaren net olarak tanımlanmıştır,  IŞIKBİNYILI/Lightmillennium'un...

Buna benzer bir tanım/açıklama ve vizyonu, –bu noktada, çamur atmış olanlara soruyorum–, Amerika’daki tanınan adıyla, “Gülen Topluluğu/Hareketi/Cemaati”nin neresinde buldunuz, gördünüz, etiketlediniz ve sorgusuz-sualsiz yargıladınız bizi… Üstelik, 15 Temmuz ile onların amaçları öylesine net gün ışığına çıktı ki, ana prensip ve varoluş mekanizmalarının da, gerçek hedeflerini gizlemek ve iki-yüzlü/çok yüzlü karanlık bir zemine oturtulmuş olduğuna dair…

Oysa, Işikbinyılı’nın temel ilkesi ve uygulamasıdır şeffaflık, saydamlık, doğruluk, dürüstlük, çoğulcu-çoklu katılımcı-aktif ve üretken bir işleyiş mekanizmasında, düşünsel ürünlerin teşvik edilerek ve farklı seslerin bir arada–yan yana sunulması, tüm kısıtlı teknik ve insan gücü olanaklarının da bu doğrultuda kanalize edilmesi...

Hadi şeffaflık/saydamlık, düşünsel üretime dayalı çoklu katılımcılık ilkesini de bir an için geçelim! Işikbinyılı ve Lightmillennium’un ortak logosuna bu noktada bir bakalım, dilerseniz. Logo da, kadın ve erkeği bir arada yeryüzünun de ötesine de ulaşacak bir bütünlüğü/insanlığı temsil eder. Ve logo'daki "kadın" silüeti, yeryüzünü ve "erkek" silüeti ise kadın siluetiyle el ele/yan yana "geleceği" sembolize etmektedir.

Sözkonusu logomuzun ilk versiyonunu, taa 1999 yılında, New School Universitesi/Parson'da öğrenci olan James Fisher tarafından, bu oluşuma gönüllü bir katkı olarak ve Manifesto metni üzerinden tasarlamıştı. Onun üzerinden 2005 yılından 2012'ye kadar ise Allah'ın rahmetine kavuşmuş olan (2012), bize logo, dijital kartpostal, flama, broşür benzeri ve yine tamamen gönüllülük kategorisinde destek vermiş olan profesyonel sanatçı, Ayhan M. Duman tarafından geliştirilmiştir.

Herşey İnternet üzerinden ulaşılabilirken, eğer siteyi incelemeye zaman da ayrılamıyor ise bir eposta ile dahi sorma zahmetinde de bulunulmadı! Ve nereden kaynaklandığı belirsiz çamur atmalar ile onyedi yılı askın onca emek-birikim ile programlarımızın da çok haksız ve yanlış ve de kasıtlı olarak, karsı tarafa bazılarınca kredilendirilmiş olması durumunun da, cok yıpratıcı olduğu aşikardır.

Üstüne üstelik hiç kıyaslanamayacak nitelik, yapı ve çaptaki küresel bir örgüt ile nasıl karıştırılır? Ya da nasıl kıyaslanarak, ona mal edilebilir?

Ve neden bu konuda kafalar ve çeşitli ortamlar, kasıtlı olarak bu kadar son yıllarda bulandırılmıştır?

Çamur at iz'i kalsın mı, uygulanmıştır?

Öyleyse niçin?

Kaçınılmaz olarak, dernek içinden de bu tür dışarıdan kasıtlı yapılmış olan olumsuz ve tamamen haksız ve yersiz ilişkilendirmelerin sonucunda; “dernek adını değiştir” yada “derneği kapat” benzeri önerileri de özellikle son iki yılda aralıklarla almış bulunmaktayım…

Bu tür durumlarda ve her keresinde yanıtım, aşağıdakine benzer ifadeler içinde olmuştur:

-           “Işık” kelimesi evrenseldir ve hiç kimsenin yada kurumun tekeline bırakılamaz, bırakılmamalıdır…

-           Abdullah Öcalan, “çocuk katili” olarak Türkiye’nin çoğunluğu tarafından tanımlanmış ve ilan edilmiş, ayrıca, otuzbinden fazla kişinin de ülkede ölümüne neden olmuş iken, Türkiye’de o isimlerle doğmuş çocuklar ve aileleri, yetişkinlik çağlarında bu ismi mi değiştirmişlerdir? (Var ise de istisnalar kaideyi bozmaz.)

-           Mücadele etmek, bazen bir isme sahip çıkmak veya o ismi değiştirmemekle de başlar…

 Bunun sonucu olarak ve 2010 yılını takiben, Işikbinyılı.Org’un “Fettullah Cemaat”iyle “kasıtlı” ilişkilendirmelerin de etkisiyle, özellikle de derneğin çekirdeğinde, çok haklı ve de olumsuz yaratmış olduğu etkilerden dolayı, derneğin ismini değiştirmemize  yada kapatmaya yönelik yer yer yapılmış olan önerilere yanıtlarımdan biri ise, yeni değil, Şubat veya Mart 2014’de şöyle olmuştu:  “Fettullah gider, biz kalırız.”

Tabii bu tepkisel yanıt, bir başka açıdan bilinçaltının devreye girmesiyle de, ve tabii ki 15 Temmuz’u da öngörmenin mümkün olmadığı bir zamanın içinden geçerken, belki Türkiye’nin önümüzdeki binyıllık insanlık tarihi-birikiminin oluşum ve gelişimleri perspektivinden bir iz bırakmak güdüsüyleydi de…

Çünki, biz sadece ve sadece İnsan’ın öz’ünü, varoluş arayışını, düşünce özgürlüğünü –siyasete ve din’e maske yapmadan-manipüle etmeden–, kız çocuğu-kadın-erkek eşitliğini ve de insan olma yolculuğunda gelişimine bir arada–yanyana destek ve bir köprü olmak istiyoruz…

Elbette bu tek başına değil herkesin kendi ilgi alanları ve kapasitesinde dürüstçe, şeffaf olarak ve onurluca;  özünde de kendi düşünce ve emeğine güvenerek yer almış olduğu ve alabileği bir ortam/dernektir aynı zamanda…

Ve Web sitemizin ise ardı ardına almış olduğu siber saldırılar/'hacklenme'lerden oluşan hasarları ise halen tümden giderilememiş/aşılamamıştır… O döneme kadar temin edilmiş ve varolan gönüllü teknik destekler ise bu olumsuz etkiler sonucu kaybedilmiştir…

Yine de yüreğimizdeki ve beynimizdeki IŞIĞA/AYDINLIĞA VE IŞIKLARA GÜVENEREK, BİZ BUNU DA AŞARIZ VE BUNDAN DAHA DA GÜÇLENEREK ÇIKARIZ VE ÇIKACAĞIZ DA…

– . –

40 Yas Manifestosu - 1999 |  IşıkBinyılı.Org'un Doğuş Metni... 

http://www.isikbinyili.org/index.php/isikbinyili-org-un-dogusu
http://www.lightmillennium.org/january/bumanifesto.htm


AÇIKLAMA:
 Mimar Sinan Üniversitesi'ndeki öğrenciliğimden itibaren iletişimi seyrek aralıklarla da olsa sürdürmüş olduğum değerli hocam Hilmi Yavuz'un, evrensel bir şair ve felsefeci olarak; 15 Temmuz'u takiben, kapatılmış olan Zaman gazetesinde ki yazarlığından ötürü göz altına alınmış olmasından duymuş olduğum üzüntüyü buradan paylaşıyorum. Savcılık kararıyla ve sağlık durumundan serbest bırakılmış olması nedeniyle, çok geçmiş olsun dileklerimle de bir an önce sağlığına kavuşmuş olmasını temenni ediyorum. 

©Bircan Ünver, IsikBinyili.Org, New York, 12 Ağustos 2016 - www.isikbinyili.org

Yorumlar (0)

500 karakter kaldı.

Cancel or

joomla 1.6 templates free

©IŞIKBİNYILI.ORG'un e-yayını; The Light Millennium bünyesinde kamu yararı;na ve kamu tarafından desteklenen yayıncılık ilkesiyle, 17 Temmuz 2001 tarihinde, Bircan Ünver tarafından, New York'ta kurulmuştur. Vergiden muafiyet statüsüne (501, (c) (3) ise 17 Temmuz 2001 tarihinden geçerli olmak üzere hak kazanmıştır. IŞIK BİNYILI'nın konsept ve vizyonu "Lightmillennium.Org" bünyesinde ilk kez web ortamında Ağustos 1999'da tanıtılmıştır. Ocak 2000 ila Eylül 2005'e değin Lightmillennium.Org bünyesinde yayımlanmıştır. Sonbahar 2005 tarihiyle isikbinyili.org" alan adı ve bağımsız sitesinde yayındadır. Aynı zamanda, 11 Ocak 2010 tarihi itibariyle de Türk Dernekler Kanunu çerçevesinde, İstanbul merkezli olarak kurumlaşmıştır.  Bu sitenin içeriği kurucularının izni olmaksızın kopyalanamaz. Sitenin tüm içeriği Türkiye'de "IŞIKBİNYILI.ORG"a, uluslararası da "The Light Millennium"a aittir. Uluslararası telif hakları kanunlarıyla korunmaktadır ve her hakkı saklıdır."  2005-2011 Pelin Bali tarafından tasarlanmıştır.  2012/23-25.nci sayılar ise Tülün Ulusoy | OdakSevgi.Biz -  tarafından yeni bir platformda kurulmuş ve geliştirilmiştir. Bu sitenin web-hosting'i ise Ağustos 2011-2014 arasında Horon Solutions tarafından sağlanmıştır. | Kurucu Başkan ve Genel Yayın Yönetmeni: Bircan Ünver         E-posta: Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. |  http://www.isikbinyili.org ©1999-2016

By Joomla 1.6 templates free